sihhat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sihhat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2017 Cuma

Baş ağrısıyla baş etmenin 10 yolu!

Eylül 08, 2017 0
Baş ağrısıyla baş etmenin 10 yolu!

En Son Sağlık Haberleri

Akşam'da yer alan habere göre genellikle hafif veya orta şiddette tüm baş bölgesinde ağırlık, gerginlik olarak hissedilen gerilim tipi baş ağrıları pek çoğumuzun yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Aslında günlük hayatımızda yapacağımız ufak değişikliklerle gerilim tipi baş ağrısından korunabileceğimizi söyleyen Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Yavuz alınacak önlemleri anlattı.

ILIK DUŞ ALIN

Gün içinde gerilen kasları gevşetmek için ılık bir duş yapın. Ilık duş kasları gevşeterek baş ağrısından korunmanızda yardımcı olacaktır. 

DİNLENİN 

Aşırı yorgunluk da baş ağrısına neden oluyor. Bu yüzden dinlenmek çok önemli. Dinlenmeye geçildiğinde kan dolaşımı düzenlemeye başlıyor, böylece tüm organlara, özellikle de beyne oksijen girişi artıyor. Beyinde artan oksijen girişi ağrıda koruyucu etki gösteriyor. 

SU TÜKETİN

Yaşam kaynağımız olan su, kan dolaşımını kolaylaştırıyor ve vücuda gerekli olan elektrolitle minerallerin dengesini sağlıyor ve baş ağrılarında koruyucu etki yapıyor. Bu nedenle günde 2 litre su tüketmek çok önemli. Alkol, kafein ve şeker tüketimini de azaltmak kan dolaşımını rahatlatarak ağrı yapıcı maddeleri uzaklaştırıyor. 

STRESTEN UZAK DURUN 

Günlük yaşam kalitesini bozan depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik bozukluklar baş ağrısını tetikleyen önemli etkenlerden. Yoğun stres altında olduğumuz dönemlerde çok kısa süreliğine de olsa ortamdan uzaklaşın.

DURUŞUNUZA DİKKAT EDİN

Yanlış duruş kasların gerginliğini artırarak pek çok probleme yol açabilir. Vücudunuzun dik olmasına dikkat etmelisiniz.

ÖĞÜN ATLAMAYIN

Açlık baş ağrısını tetikleyebiliyor. Bu yüzden öğün atlamamak gerekiyor. Ara öğünlerle birlikte günde 5-6 öğün beslenmeyi ihmal etmeyin.

EGZERSİZ YAPIN

Düzenli yapılan egzersiz mutluluk hormonu salgılıyor. Kan dolaşımını düzenliyor. 

KALİTELİ UYKU SU İÇMEK KADAR ÖNEMLİ - SOĞUK /SICAK UYGULAMASI YAPIN

Sıcak veya soğuk uygulaması özellikle gerilim tipi baş ağrılarından kurtulma da çok işe yarıyor, gergin kasları gevşeterek baş ağrısından kurtulmada yardımcı oluyor. Sıcak uygulamayı ılık bir havluyla, soğuk uygulamayı ise bir beze küçük buz torbalarıyla yapabilirsiniz. Baş ağrısından kurtulmanızda yardımcı olacaktır. 

GEVŞEYİN 

Baş ağrılarını önlemek için stresten uzak durmak ve mümkünse gevşeyebilmek çok önemli. Bunun için derin nefes alma, yoga, davranış terapileriyle akupunktur gibi gevşeme terapilerinden faydalanabilirsiniz. Gevşemeyi başardığınızda beyninizdeki serotonin düzeyi artacak ve baş ağrısından korunacaksınız. 

UYKU DÜZENİ ÇOK ÖNEMLİ 

Kaliteli uyku sağlığımız için en az su içmek kadar kaliteli büyük önem taşıyor. Özellikle uyku sırasında salgılanan melatonin hormonu, vücudumuz için oldukça faydalı. İyi bir uykunun başlıca ölçüsüyse sabah dinç uyanmak ve gün içinde zinde hissetmek…

30 Ağustos 2017 Çarşamba

'Maca kökü'nü keşfedin!

Ağustos 30, 2017 0
'Maca kökü'nü keşfedin!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre macanın kökü cinsel isteksizliği giderdiği gibi, erkeklerde kısırlık sorunlarını da çözüyor.

Bu çok özel bitkinin sağlığa bazı faydaları şöyle:

Sindirim sistemini uyarır ve iştahı arttırır. Vücudu taze ve enerjik tutar.

Kadınlarda adet sorunlarını azaltır.

BAŞ ve eklem ağrılarını giderir.

Kadınlarda sıcak basmaları, uyku bozuklukları, vajinal kuruluk gibi menopoz sorunlarını azaltır.

Doğrudan sperm sayısını etkiler.

Kan akışını arttırarak iktidarsızlığı giderir.

Hormonal dengesizlikleri önler.

Düşük cinsel isteği olan erkekler için faydalıdır. Depresyonu hafifletmek için yardımcı olur böylece libido artışı sağlar. Çiftlerin yüzünü güldürür.

Aile hekimliği mercek altında

Ağustos 30, 2017 0
Aile hekimliği mercek altında

En Son Sağlık Haberleri

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, aile hekimliği ile ilgili çalışmaların başladığını ve hekimlerin görüşlerine yer vererek çalışma yapacaklarını ifade etti.

'Verimliliği artıracağız'

Türkiye'de hizmet veren 24 bin aile hekimi olduğunu belirterek, "Şimdi geriye döndük, aile hekimliğinin de filmini çekiyoruz. Orada da düzeltilmesi gereken noktalar var mı? Verimliliği artırmamız için ne yapmamız lazım? Aile hekimi olarak çalışan arkadaşlarımızın da görüşünü alarak onlarla birlikte yapmamız gereken bir şey varsa tekrar ele alacağız, verimliliği artıracağız."

Bakan Demircan, şehir hastanelerinin de donanımlarını yerli üretimle karşılamak istediklerini söyledi.

Bakan Demircan, sağlıkta yeni düzenlemelerin yer alacağı yeni kanun hükmündeki kararnamenin de önümüzdeki günlerde çıkmasını beklediklerini ifade etti. Demircan, bir gazetecinin aile hekimliğine ilişkin ne tür düzenlemeler yapılacağını sorması üzerine şunları kaydetti :

"Aile hekimliği Türkiye'de 24 bin doktorun hizmet verdiği birinci basamak sağlık hizmetidir. Önemli bir alan ve önemli bir hizmet kademesi. Bu hizmet kademesinde de verimliliği yakalamak zorundayız. Şimdi geriye döndük aile hekimliğinin de filmini çekiyoruz. Orada da düzeltilmesi gereken noktalar var mı? Verimliliği artırmamız için ne yapmamız lazım? Verimliliği artıracağız."

Köri tüketmek 'iyi' geliyor!

Ağustos 30, 2017 0
Köri tüketmek 'iyi' geliyor!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre kadınlık hormonunu çalıştırıp, afrodizyak etki yaratıyor. Körinin içinde başta zerdeçal olmak üzere, kimyon, zencefil, karanfil, kişniş, demirhindi, acı kırmızıbiber, kakule ve biber bulunuyor. Kanserle mücadele edip eklem iltihabını azaltıyor. Bellek geliştirerek Alzheimer'ı da önlüyor.

Körinin sağlığa faydaları şöyle sıralanıyor...

KİLO VERDİRİYOR

Meme, prostat, bağırsak, pankreas ve melanom cilt kanserleri üzerinde olumlu etkileri vardır.
Cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Doyurucudur, sindirime yardımcı olur.
Çayla birlikte tüketilirse kilo vermeyi hızlandırır.
Vücuttaki biriken zararlı maddeleri atar.
Hazım ve karaciğer sorunlarına iyi gelir.
Safra kesesi hastalıklarında da kullanılır.

Sağlıklı kilo almak elinizde!

Ağustos 30, 2017 0
Sağlıklı kilo almak elinizde!

En Son Sağlık Haberleri

Akşam'dan Nil Şahin Gürhan'ın yazısı...

Çok zayıf olmak  sağlığımızı tehdit eden önemli bir sorun. Fazla kilosundan şikâyetçi olan pek çok kişinin özlem duyduğu yiyip yiyip kilo almamak, çok zayıf olup da kilo almak isteyenlerin, kilo alamayanların büyük kâbusu. Oysa sağlıklı vücut ağırlığının altında olmak birçok sağlık ve estetik problemini beraberinde getirir. Çok zayıfsanız çok sık üşürsünüz, çok sık hastalanırsınız. Enerjiniz düşer ve çabuk yorulursunuz. Kıyafetlerinizin içini dolduramamak, önemli bir eksiklik olarak psikolojinizde ve beden algınızda iz bırakır. 

DÜZENLİ SU İÇİN

- Sürekli ve düzenli su için. 
- Açık havada yarım, 1 saat arası yürüyüş yapın. Özellikle ağırlık egzersizleri iştah açar ve kas kütlenizi artırır.
- Kahvaltıda yumurta, peynir, ekmek, zeytin, tereyağı, domates, salatalık ve bal olsun. 
- Kek, kurabiye, kremalı tatlı, kızarmış yiyecek tüketmeyin.
- Günde 5 öğün beslenin.
- Ana öğünlerinizde dengeli ve çeşitli beslenin.
- Ana öğünlerin üzerine taze mevsim meyvesi yiyin ki yemeğin besin değerini artırsın.
- Küçük ve hafif ara öğünler yapın. Ama ana öğünden kısa bir süre sonra olsun. Ana öğünün hemen öncesi olmasın.


KİLO ALMAK İSTİYORSANIZ SAATLERCE AÇ KALMAYIN

- Saatlerce aç kalmayın. 
- Ağır yağlı ve hamurlu  yiyecekler tüketmeyin
- Özellikle bol şekerli ve  hamurlu tatlılar yemeyin.
- Saatlerce aç kalmayın,  yemek yemek için aşırı  acıkmayı beklemeyin.
- Öğün esnasında yemekle birlikte bol su içmeyin.
- Yemek öncesi çay ve  kahve içmeyin
- Aşırı sigara tüketmeyin.
- Kızarmış ve bol yağlı ağır yiyecekler yiyip sindirim sisteminizi yormayın. Sindirim sisteminizi ve metabolizmanızı ne kadar çok yorarsanız sağlıklı kilo  almanız o kadar zor olur.


NİL ŞAHİN GÜRHAN / AKŞAM

Bebek sahibi olmak isteyenler dikkat

Ağustos 30, 2017 0
Bebek sahibi olmak isteyenler dikkat
Takvim'de yer alan habere göre Bebek sahibi olmak isteyenler dikkat çekerek D vitamini eksikliğinin kısırlığa neden olduğunu söyleyen Ferti- Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, "D vitamini eksikliği; yumurta rezervini, yumurtanın kalitesini ve döllenme oranlarını olumsuz etkiler. Düşüklere neden olur" dedi. Dr. Taşdemir, şu uyarılarda bulundu:

15-20 DAKİKA YETERLİ

"Bebek isteyen kadınların veya hamilelerin, günde 15-20 dakika güneşlenmesi veya yürüyüş yapması D vitamini için yeterlidir. Hamileler 12.00-15.00 saatlerinde güneşe çıkmalıdır. Camın arkasından alınan güneş ışığının hiçbir yararı yoktur. Fazla güneşte kalarak daha fazla D vitamini alınması da söz konusu değildir."

TON BALIĞI VE SÜT ÜRÜNLERİ TÜKETİN

D vitaminini güneşin yanı sıra; ton balığı, uskumru, yumurta sarısı, karaciğer, süt ve süt ürünleri, tahıl gibi ürünlerde de bulunuyor. Bu gıdaların dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekiyor.

Aşkın 'kıvırcık' hali!..

Ağustos 30, 2017 0
Aşkın 'kıvırcık' hali!..

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre hemen her yemeğin yanında tüketilen kıvırcık salata şifa deposu çıktı... Kıvırcığın, göbek salataya göre 2 kez daha fazla protein, 3 kez daha fazla K vitamini, 4 kez daha fazla demir, 8 kez daha fazla C vitamini, 17 kez daha fazla A vitamini içerdiğini söyleyen uzmanlar, bolca da folik asit barındırdığını belirtiyor. Bu zengin içeriğiyle birçok hastalıktan koruyan kıvırcık, cinsel hayata da olumlu katkı sağlıyor. Hem kadınlarda hem de erkeklerde üreme sağlığını geliştirip, doğurganlığı artırıyor.

Bağışıklık sistemini geliştiren kıvırcığın sağlığa yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor:

İltihaplı hastalıklarda etkilidir.
Lösemi ve göğüs kanseri başta olmak üzere tüm kanser türlerine karşı kalkan görevi görür.
Düşük kalorilidir. Tok tutar, kilo vermeye yardımcı olur.
Damarlarda plak birikimini önler, kalp hastalıkları için oluşabilecek riskleri azaldır.
Tansiyon ve kolesterolü düşürür.


GENÇ KALMAK İSTEYENLERE...

Kemik ve kas sağlığını korur.
Beynin hafıza gücünü olumlu etkiler.
Yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisi vardır, uykuya dalmanızı kolaylaştırır.
İçerdiği demir ile kansızlık sorunu çekenlere iyi gelir.
Gözlere faydalıdır.
Katarakt gibi göz hastalıklarına karşı korur.
Cilt güzelliği için önemli olan tüm vitaminleri içerir.
Cilt hücrelerini tamir eder, cildi zararlı ışınlardan korur ve erken yaşlanmasını önler.

Et yerken dikkat edin!..

Ağustos 30, 2017 0
Et yerken dikkat edin!..

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi Diyetisyeni Seda Albayrak, özellikle mide ve bağırsak rahatsızlığı bulunanların eti en az bir gün sonra tüketmesi gerektiğini belirtti. Diyetisyen Albayrak, "Et, en az 24 saat bekletilmeli. Çünkü kurban kesildikten sonra hayvanda sertlik olacağı için hem pişirmede hem de sindirimde zorluklar yaşanabilir. Hazımsızlık ve şişkinlik gibi birçok rahatsızlıkla karşılaşabiliriz. Özellikle mide ve bağırsak sorununuz varsa, eti dikkatli yiyin" dedi. Eti çeşitli sebze ve meyve sularıyla tüketmenin faydalı olduğunu da aktaran Albayrak sözlerini şöyle sürdürdü: "Kırmızı et C ve E vitaminlerini içermez. Kırmızı etin yanında salata veya sebze yemeği ile tüketirsek, ette yer alan demirin sebzedeki C vitamini sayesinde emilimini artırmış oluruz. Dolabın alt kısmında et çözülmeli, oda ısısında çözülmemelidir. Çünkü oda ısısında çözülen etle birçok bakterinin üremesi açısından uygun ortam sağlanmış olur."

3 Ağustos 2017 Perşembe

Mide ilaçları babalığa engel!

Ağustos 03, 2017 0
Mide ilaçları babalığa engel!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, mide yanması için kullanılan ilaçların genç erkeklerde kısırlık riskini 3 kat arttırdığını belirtiyor.

"Bu ilaçları kullanan erkeklerde sperm sayısı düşüklüğüne daha fazla rastlanıyor" diyen Dr. Görgen, şöyle devam ediyor: "Mide ilaçlarını 6 aydan uzun süre kullanan genç erkeklerde düşük sperm sayısına rastlanma sıklığı yükseliyor. Yapılan testler bu azalmanın hareketli sperm sayısını daha çok etkilediğini ortaya koydu. Bu ilaçlar aynı zamanda kalp krizi, felç ve böbrek hasarı yapma potansiyeline sahip."

Sorunları unutturan yoğurt!

Ağustos 03, 2017 0
Sorunları unutturan yoğurt!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre bilim adamlarının, fareler üzerinde yaptığı araştırma, vanilya aromalı probiyotik yoğurdun hayvanların libodusunu artırabileceğini gösterdi. Yoğurt sadece bağırsakları çalıştırmıyor aynı zamanda enerjinize enerji katıyor. Muhteşem bir kokuya sahip olan, adeta aroması ile başımızı döndüren vanilya ise beynin hipotalamus bölgesine erişiyor. Burada hatıralarımızı ve coşkularımızı kontrol ediliyor. Aynı zamanda kalp atışlarımızı da hızlandırıyor. Vanilya hoş kokusu ve aromasıyla sıklıkla kullandığımız bir tatlı dostudur. Fakat, onu sadece tatlılara tat veren bir ürün olarak düşünmeyin.

Faydaları saymakla bitmiyor...

Solunum yollarını açar ve öksürüğü kesmeye yardımcıdır. Astım, alerji ve soğuk algınlığından korumaya yardımcıdır.

Vanilya özü, mide bulantısında etkilidir. Mide bulantısında vanilya koklamak ve bir miktar ağızda tutmak yararlıdır.

Depresyona yardımcıdır ve sinirleri rahatlatır. Stres için koklanması tavsiye edilir.

Hazmı kolaylaştırır ve bağırsaklar için de faydalıdır. Mide krampları için vanilya özünden yapılan çay içilebilir.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Kokusu tatlı isteğinizi engeller. Canınız tatlı istediğinde vanilya koklayabilirsiniz..

1 Ağustos 2017 Salı

Hardalla 'mutlu kalmak' mümkün!

Ağustos 01, 2017 0
Hardalla 'mutlu kalmak' mümkün!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre sarı çiçekli hardal bitkisi cinsel arzuyu artırarak mutluluk getiriyor. Aynı zamanda sinirleri kuvvetlendiriyor. Ancak midesi hassas olanlar, karaciğer, damar sertliği ve tansiyonu bulunanların uzak durması gerekiyor.

Hardalın sağlığa faydaları şöyle sıralanıyor:

'Terletici bir özelliği vardır. Ateşli hastalıklarda, soğuk algınlığında, grip ve bronşit gibi hastalıklarda hastalığı yumuşatarak daha rahat atlatılmasını sağlar.

Midenin dostu bir üründür. Mideye direk etkide bulunarak hazımsızlığı kolaylaştırır mideyi rahatlatır, bağırsakların hareketini düzenleyerek kabızlığı giderir.

Romatizmal hastalıkları iyileştirerek ağrıların giderilmesini sağlar.

Antioksidan madde içerdiği için iltihaplı hastalıklara da iyi gelir. Özellikle eklem iltihapları için oldukça faydalı bir bitkidir.

Kan dolaşımına etki eder.

Hardal kaynar suda lapa haline getirilerek ağrılı veya yanık olan yere konursa iyileştirir.

Sinir sistemine de etki eder ve sinirleri gevşeterek kişinin rahatlamasını sağlar.

Astım nöbetlerinde hardaldan meydana getirilmiş yakı göğse uygulanırsa astım nöbetinin rahat ve çabuk geçmesini sağlar. Ayrıca balgam sökücü etkisi vardır.

Gastrite iyi gelir. Ancak kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.'

Tatil sonrası depresyon kapınızı çalmasın!

Ağustos 01, 2017 0
Tatil sonrası depresyon kapınızı çalmasın!

En Son Sağlık Haberleri

Klinik Psikolog Reyhan Algül Akşam'a anlattı.

Rahatlamak için en önemli fırsatımız hiç şüphesiz tatiller... Peki, tatilden döndükten sonra niye birçoğumuz kendimizi daha yorgun hissediyor ya da depresyona giriyoruz? Klinik Psikolog Reyhan Algül anlattı.

İdeal ya da verimli bir tatil tanımının herkes için farklı. Bedensel, ruhsal ve zihinsel dinlenmeyi aynı anda sağlayabilen kişiler tatil beklentilerini fazlasıyla karşılamış demektir. Tatil konusunda kişilerin ihtiyaçları neyse, aradıkları da o olmalıdır.  "Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” sözünün gerçekten doğru.  Bu nedenle tatilde ortam değiştirmek yarar sağlar. Ancak kişinin şartları uygun değilse ya da tercihi mekanı değiştirmemekse, o şartlarda gerçekten tatil deneyimi yaşayabileceği ve kendini dinlendirebileceği aktiviteler önem kazanıyor. Yapılan çalışmalar tatil sırasında ve sonrasında ağrıların daha az algılandığını gösteriyor. Hatta bazı kişilerin uyku kalitelerinin yükseldiği ve kendilerini çok daha olumlu hissettikleri görülüyor. Tatilden sonra yorgunluk, dinlenme ihtiyacı ve konsantrasyon güçlüğü hissedilmesinin, bu sürenin verimli kullanılmadığının göstergesi.

BU ÖNERİLERİ DİKKATE ALIN...

Günlük rutinlerinizin dışına çıkın: Rutinler gereklidir ama tatillerde değil. Günlük yaşantınızdakinden farklı şeyler yaparak hem yenilenme hem de rutinlerinizi özleme şansı yaratın. 

Teknolojiden uzak durun: Özellikle sosyal medyanın hayatımızın parçası olduğu günümüzde teknolojiden uzak kalmayı başarabilmek elbette hiç de kolay değil. Tatilin güzel anlarının fotoğraflarını paylaşmak çok keyifli olsa da verimli bir tatil teknolojiden mümkün olduğunca uzaklaşmayı gerektiriyor. Gerçek anlamda zihinsel ve ruhsal arınmaya bu sayede ulaşmak mümkün. 

Sorun odaklı kişilerle tatile çıkmayın: Gergin yapıdaki kişilerin kaldığınız yerden, yemeklere, iklim şartlarından yatağa kadar birçok konuda sorun yaratma potansiyelleri bulunur. Elbette bu durum kaçınılmaz olarak sizi de etkileyeceğinden huzursuz bir tatil geçirmenize neden olur. Sonuç olarak, her şeyi sorun eden kişilerle mümkün olduğunca tatile çıkmayın. Böyle bir zorunluluğunuz varsa, tatilinizin o kişi veya kişilerle geçirmemeye çalışın ve kendinize zaman yaratın.

Yanınıza az eşya alın: Verimli bir tatil için “az eşya, çok mutluluk” prensibiyle hareket etmek çok yararlı. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre, insan ne kadar az şeye gereksinim duyar hale gelirse o kadar mutlu oluyor. Tatile giderken güzel kıyafetler, uygun ayakkabılar götürmek isteseniz de kendinize engel olmaya çalışın. Bu dönemin günlük sorumluluklardan arınma anlamına geldiğini unutmamaya çalışın. Özellikle iş gereği mecburen takım elbise ya da topuklu ayakkabı giymek zorundaysanız, tatilinizi minimum eşya ve kıyafet ile geçirmek sizi çok daha rahat hissettirecek.

Tatile adapte olun ve tadını çıkarın: Yaşadığınız bu dinlenme döneminin bir ihtiyaç olduğunu bilin ve tatilden keyif alın. Mutluluk ya da mutsuzluk gibi tatilin de geçici olduğunu unutmayın. Anda kalmaya gayret ederek yaşadığınız her şeyin tadını çıkarın... Böylece tatil sonrası depresyonunun  üzerinden çok daha kolay gelebilirsiniz.

Doğanın gücünden faydalanın: Yapılan çalışmalara göre, insanları uzun vadede en fazla mutlu eden ortam doğa. Kendinizi bu mutluluktan mahrum etmeyin. Nerede ve nasıl bir tatil yaparsanız yapın, bir gününüzü dahi olsa, çimlere basmak, temiz hava solumak ya da suya girmek veya izlemek için mutlaka kendinize zaman yaratın.

Fesleğen 'neşe' katıyor!

Ağustos 01, 2017 0
Fesleğen 'neşe' katıyor!

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre eski çağlarda cinsel isteği ve doğurganlığı artırmak amacıyla kullanılan fesleğen, güzel kokusuyla uyarıcı etki yapıyor. Kan dolaşımını hızlandıran fesleğenin bilinen en eski afrodizyaklardan olduğunu söyleyen uzmanlar, "Yemeklerinizin yanı sıra cinsel hayatınızı da lezzetlendirebilirsiniz" diyor.

Fesleğenin etkisini artırmak için domates ile birlikte tüketilmesini öneren uzmanlar, "Cinsel sorun yaşayanlar mutlaka bu bitkiyi denemeli" uyarısı yapıyor.

Fesleğenin yararları şöyle sıralanıyor:

AĞRILARI GEÇİRİYOR


Sindirimi kolaylaştırır. Mideyi yatıştırır.
Balgam, gaz ve idrar söktürücüdür.
Uyarıcı ve spazm çözücüdür.
Baş ağrısını giderir.
Öksürüğü keser.
Sinirleri güçlendirici etki yapar.
Depresyon ve uykusuzluğu giderir.
Bu etkileri sağlaması için de, fesleğen tohumları kaynar suda 15-20 dakika demlendirilir. Hazırlanan çay günde 2 kez içilebilir...

Böbrek hastalıklarında diyet tedavisi

Ağustos 01, 2017 0
Böbrek hastalıklarında diyet tedavisi

En Son Sağlık Haberleri

Akşam'dan Seren Aksüs'ün yazısı...

Böbrekler Ne İşe Yarar?


Böbreklerin görevi; yemeklerin sindirimi sonrası oluşan atık maddelerin vücuttan atılmasıdır. Böbrekler bu süzme yani filtrasyon işlevlerine yetişmemesineyse “Böbrek Yetmezliği” diyoruz. Bu durum kronik (sürekli) veya kısa süreli (akut) olabilir. Ailesel sebeplerle kalıtsal veya sonradan gelişebilir.

Kronik Böbrek Hastalığı Kriterleri

- Kadınlarda kanda kreatinin  1,2 mg/dl üzeriyse…
- Erkeklerde kandakreatinin 1,5 mg/dl üzeriyse…
- Böbreklerde 3 aydanuzun süren kan, idrar ve görüntüleme testlerine yansıyan hasar…
- Böbrek süzme hızının3 aydan uzun sürede 60mL/dl/1.73 m2 düşük olması


KAN DEĞERLERİ DEĞİŞİR

Bu yetmezlik sonucunda kanda, üre, kreatinin ve potasyum başta olmak üzere pek çok değer yükselmeye başlar. Bu yüzden bu hastalığa sahip olanlarda diyet tedavisi hayatidir. Diyetisyeninizle birlikte düzenleyeceğiniz, kan değerlerinize uygun bir beslenme tedavisi, hastalık seyrini iyileştirebilir. Diyetisyen, doktorun önerileri doğrultusunda, hastanın diyetinde alması gereken sodyum, fosfor, potasyum değerlerine göre bir tıbbi beslenme programı hazırlar. Eğer sıvı kısıtlaması yapılacaksa, onu da hesaba katar.

Yüksek oranda potasyum içeren gıdalar

- Kurubaklagiller
- Hazır kahveler, kakao.
- Salçalar.
- Kuruyemişler.
- Yeşil yapraklılar, ıspanak, semizotu, patates, enginar, bezelye gibi bazı sebzeler.
- Kayısı, incir, pestil, muz, hurma ve üzüm gibi bazı meyveler


DİYET HAYATİ ÖNEM TAŞIR

Kanda protein miktarı artan bu hasta grubunda protein kısıtlaması yapılması genelde zorunludur. Bu sebeple bu hastalarda diyet tedavisi çok önemlidir. Bu hastalığa sahip bireyler için aşırı protein alımı ve protein diyetleri ölümcül olabilir. Ayrıca kolesterol yüksekliği böbrek harabiyetini arttırdığı için, kolesterol arttırıcı gıdalardan; sakatat, şarküteri, aşırı et ve peynirden uzak durmaları gerekir. Proteini yoğun içeren gıdaların gün içi kısıtlı alınması çok önemlidir. Doktorun, hasta için ön gördüğü ve müsade ettiği miktarda proteine göre diyetin düzenlenmesi gerekir. Bu hastanın tek başına yapabileceği bir düzenleme değildir. Hasta beslenme eğitimini ve kısıtlamalarına uygun diyetini, diyetisyenden almalıdır. Böbrek hastalığı tedavisine ne kadar erken başlanırsa, böbrek yetmezliğinin ilerlemesi o kadar gecikir. İdeal kiloda olan bireylerin böbrek hastalıklarına yakalanma riski azalırken, fazla kiloda yani obez olan bireylerde böbrek hastalıklarına yakalanma riski yükselir.

Yüksek Oranda Protein İçeren Gıdalar

- Dana, koyun, tavuk, hindi ve balık…
- Salam, sucuk, sosis ve pastırma gibi şarküteri ürünleri…
- Peynir çeşitleri…
- Süt ve yoğurt ürünleri…
- Yumurta.


Böbrek hastalıkları ilerledikçe hastanın alabileceği protein miktarın kısıtlama artar, hastanın gitgide daha az protein alması gerekir. Diyalize giren veya idrarda protein kaçağı olanlarda bu durum değişebilir. Gördüğünüz etlerin ortalama 100 gramların (gr) 20 gramlarını yani yüzde 20’sini protein olarak düşünebilirsiniz. Yani bu etlerde 200 gr yediğinizde kabaca 40 gr civarı protein alırsınız. Günlük rastgele protein alımı oldukça tehlikelidir. Yukarıdaki liste dışında bazı sebzeler, kuru baklagiller ve tahıllar da protein içerir. Günlük protein alım miktarınızı doktor ve diyetisyenle birlikte ayarlamalısınız. Burada diğer bir önemli noktaysa fosfor alımıdır. Hayvansal protein kaynakları, bitkisel kaynaklara, emilim yüzde 10-30 göre daha az fosfor içerseler de emilimleri daha yüksektir. Emilim yüzde 40-60 olursa bu yüzden fosfor kısıtlaması yapılması gereken durumlarda, bitkisel protein kaynaklarının tercih edilmesi gerekebilir.

TUZDAN UZAK DURULMALI

Böbrekler kan sodyum oranın ayarlayan organlardır. Yetmezlik durumunda vücutta sodyum birikmeye başlar. Sodyum yüksek besinlerin diyetten çıkarılması gerekir. Tüm böbrek hastaları tuzsuz yemek zorunda olmayabilir. Alabileceğiniz miktarı mutlaka doktorunuza ve diyetisyeninize danışmalısınız. Önerilen günlük 2-3 gr tuz alımıyken, Türkiye’de ülke ortalaması 18 gr’dır. Bu alınması gereken miktarın yaklaşık 6 katıdır. Çok farklı kaynaktan, fark etmeden yüksek oranda tuz alınır. Örneğin, Türkiye’de kişi başı ekmek tüketim ortalaması 400-600 gr’dır. 100 gr ekmekte 1-2 gr tuz vardır. Bireylerin sadece ekmekten aldıkları tuz ortalama 4-12 gr, ortalama 8 gr’dır. Bu sebeple yiyeceklerin hazırlanırken tuz eklenmemesi, yemek sırasında ilave tuz konulmaması önemlidir. İlla konulacaksa sodyumu azaltılmış tuzlardan tercih edilmelidir.

Yüksek Oranda Tuz İçeren Besinler

- Sofra tuzu ve kaya tuzu.
-  Zeytin ve zeytin ezmesi.
-  Turşular ve tuzlukuruyemişler.
-  Baharatlar ve kabartma tozu.
-  Salam, sucuk, sosis ve pastırma gibi şarküteri ürünler.
-  Salamura, konserve, hazır çorbalar, hazır ayran ve hazır bulyonlar.
-  Salata sosları ve soya sosu.
-  Sodyum oranı yüksek maden suları…
-  Hazır hamur işleri, galeta, kraker ve ekmek.
-  Hazır köfteler, etler, etlerin üzerine serpilen tuzlar ve fast food yiyecekler.


Sıvı Alımına Dikkat

İlerleyen böbrek hastalarında çoğunlukla sıvı kısıtlaması da önerilmektedir. Sıvı alımını sadece su olarak düşünmeyin. Çorba, limonata, şerbet, komposto, ayran, cacık, süt, çaylar, kahveler, maden suları vb gibi içeceklerde sıvı alımına dâhildir. Eğer alım ve atım dengesi bozulmuşsa, doktorunuz günlük almanız gereken sıvıyı kısıtlayabilir. Diyetisyeniniz buna göre diyetinizin sıvı dengesini kuracaktır. Sıvı alımının ayarlanması, süzme zorluğu yaşan böbreğinize aşırı sıvı yüklememek için dikkat edilmesi gereken başlıklardan biridir. İdrara çıkışı azaldıysa, bu denge yaşamsal öneme sahiptir.

Bu durumda, hastanın günlük idrarı toplanarak, toplam idrara çıktığı kadar sıvı veya biraz fazlası kadar almasına müsade edilebilir.

SEREN AKSÜS / AKŞAM

30 Temmuz 2017 Pazar

Dikkat!.. Kalp krizine kulaç

Temmuz 30, 2017 0
Dikkat!.. Kalp krizine kulaç

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre Yrd. Doç. Dr. Yavuz Örnek, "Deniz gibi tuzlu sulara girmek ve uzun süre kalmak, tuza bağlı tansiyon hastaları için risklidir. Risk, suda kalma süresi uzadıkça artar" dedi.

Tuzlu sularda uzun süre kalınca sudaki çözünmüş tuzun bedene difüzyonla geçtiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Örnek "Bu da vücuttaki tuz oranını artırarak tansiyonu yükseltir ve kalp krizine sebep olabilir. Denizden çıkınca mutlaka tatlı suyla durulanmalı" uyarısı yaptı.

Örnek, sağlıklı kişiler için yüzmenin pek çok faydası olduğunu da vurguladı.

Parkinson erkekleri seviyor

Temmuz 30, 2017 0
Parkinson erkekleri seviyor

En Son Sağlık Haberleri

Takvim'de yer alan habere göre Nöroloji uzmanı Dr. Öner Yalın, Parkinson'un dopamin üreten beyin hücrelerinin kaybıyla ortaya çıktığını belirterek, "Bu hastalık az da olsa gençlerde görülebilmektedir. Erkeklerde görülme olasılığı daha fazladır" diyor.

Parkinson'un sinsi ve ilerleyen bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Yalın, şöyle devam ediyor: "İlk başta vücutta titremeler, kas spazmları oluşur. Uykuda yumruk ve tekme atmak, yataktan düşmek gibi belirtiler de verir. Hastalığın nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlığı olanlarda görülür. Bazı kimyasallar hastalığı tetikler. İlaç tedavisi uygulanır."

Öldüren karışım: çamaşır suyu+tuz ruhu

Temmuz 30, 2017 0
Öldüren karışım: çamaşır suyu+tuz ruhu

En Son Sağlık Haberleri

Vatan'da yer alan habere göre Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Yanturalı, iki maddenin karışmasının nefes darlığı, astım benzeri hışıltılı solunum, gözlerde yanma bulgularıyla ortaya çıkan solunumsal zehirlenmeye yol açtığını kaydetti.

Acil servislere başvuranların hemen hepsinin “Temizlik yaparken tuz ruhu döktüm, daha temiz olsun diye üstüne de çamaşır suyu boşalttım ve bir gaz çıktı, nefesim daralmaya başladı” dediklerini belirten Prof. Dr. Yanturalı, bu durumun dünya tıp literatürüne girdiğini söyledi.

Dikkat! Risk altında olabilirsiniz!

Temmuz 30, 2017 0
Dikkat! Risk altında olabilirsiniz!

En Son Sağlık Haberleri

Yeni Asır'da yer alan habere göre neredeyse günümüzün moda hastalığı haline gelen, halk arasında kulunç olarak da bilenen, yumuşak doku romatizması anlamına gelen "fibromiyalji" pek çok kişiyi etkisi altına alıyor. Kesin tanı konulmasının oldukça zor olduğunu belirten Algoloji (Ağrı) Uzmanı Prof. Dr. Kader Keskinbora, fibromiyaljinin yüzde 80 oranında mükemmeliyetçi kadınlar ve işkoliklerde görüldüğüne dikkat çekiyor...

AĞRI SEBEBİ

Fibromiyalji; boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda bir türlü geçmek bilmeyen tutulmalar, kas ağrılarına neden oluyor. 3 aydan uzun süren yaygın kas-eklem ağrısı, vücutta bazı hassas ağrılı noktalar, yorgunluk, sabah tutukluğu ile karakterize kronik bir hastalık olan fibromiyalji her yaşta ve her iki cinste de görülebiliyor.

Ancak sıklıkla 25-60 arası ve kadınlarda, erkeklerden daha fazla rastlanıyor.

Özellikle mükemmeliyetçi kadınlar ve işkolikler risk altında!

UYKU BOZUKLUĞU

Strese bağlı olarak gelişen tutulmalar, beyin ve çevre sinirler arasındaki iletimde görev alan serotonin ve adrenalin gibi bazı kimyasal maddelerde eksiklik veya bozukluğa neden olabiliyor. Vücutta ağrı algılanmasında önemli olan bu maddelerin eksikliği üzerine eklenen, aşırı stres ve endişe ise durumu daha karmaşık bir hale getiriyor.

Son çalışmalar depresyon, uyku bozukluğu ve çevresel faktörlerin fibromiyalji yakınmalarını kısır döngüye çevirdiğine dikkat çekiyor.

Tedavide öncelikle serotonin ve adrenalin maddelerini yerine koyan antidepresanların kullanımı büyük önem taşıyor.

TEK SEANS RADYOFREKANS

Beraberinde yapılması gereken boyun, omuz ve sırttaki ağrılı tetik noktalara radyofrekans tedavisi uygulamasıdır. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile ağrılı tetik noktalara girilerek radyofrekans akımı pulsed modunda 10 dakika uygulanır.

Yapılan çalışmalarda başarı yüzde 70 oranındadır. Hastaya uygulama bir kez yapılır ve ortalama 6 ay ila 2 yıl süresi boyunca hastaların boyun ve sırt ağrıları azalır. Pulsed radyofrekans akımı uyguladığı bölgede doku hasarı yapmadan ağrı sağaltımı sağlar, bu nedenle bu işlem hastaya tekrar tekrar uygulanabilir.

Mucize bebek Dağhan!

Temmuz 30, 2017 0
Mucize bebek Dağhan!

En Son Sağlık Haberleri

Yeni Asır'da yer alan habere göre Antalya'da 24 haftalıkken 800 gram dünyaya gelen, bağırsaklarındaki çürüme ve delinme nedeniyle ameliyata alınan, 3 ay yoğun bakımda kalan Dağhan Erturhan bebek, doktorlarının başarılı müdahalesiyle, anne ve babasının sevgisiyle hayata tutunmayı başardı.

Mimar anne 32 yaşındaki Ezgi Akgün Erturhan, Dağhan bebeğin 24 haftalık doğan bir mucize olduğunu söyledi. Erturhan, anne karnında 21 haftalıkken ultrasonografide bazı şeylerin ters gittiğinin saptandığını, çeşitli önlemler alınmasına rağmen bebeğin karnında 24 hafta durabildiğini belirtti. Doğumdan sonra doktorların 'Her an her şey olabilir' dediğini kaydeden Erturhan, bir hafta sonra Dağhan'ın durumunun kötüleştiğini, bağırsaklarındaki çürüme-delinme nedeniyle acil ameliyata alındığını aktardı. Anne Erturhan, "Ameliyattan sonra 'Yaşayabilir de yaşamayabilir de' dendi. Durumunun ağır olduğu anlatıldı, her şeye hazırlıklı olmamız gerektiği söylendi. O ameliyat, hayatımızın en kötü ve en uzun saatleriydi. Ama Dağhan başardı" dedi.

NEFESSİZ ÇALIŞTIM

Anne Erturhan ameliyattan sonra doktorun kendilerine, "O kadar küçük ki adeta nefesimi tutarak yaptım ameliyatı" dediğini vurgulayarak, "Doktorumuz bu kadar küçük olmasına rağmen ameliyatın başarılı geçtiğini, bağırsağın az bir bölümünü aldığını söylemişti" dedi. Ameliyatın ardından Dağhan'ın 24 saat içinde dışkı yapmasını beklediklerini anlatan anne Erturhan, şunları söyledi: "Bunu duyduğumuzda sevinelim mi üzülelim mi bilemedik. Yine bir bekleyiş başladı. Yoğun bakımda yanında olamadığımız için bir hemşire hanıma rica ettik, 'Ne olur bize dışkı yapınca haber verin' diye. Ve bir süre sonra bize hemşire hanımdan mesaj geldi. Sadece dışkı yaptığını gösteren bir emojiydi. Bir dışkıya bu kadar mı sevinilir? Havalara uçtuk. Dağhan artık çok sağlıklı, 7 aylık oldu."

BAŞARILI FİNAL


Minik Dağhan'ın ameliyatını gerçekleştiren Çocuk Cerrahı Hakkı İrgil ise "Dağhan doğduğunda 800 gramlık küçücük bir kuzuydu. Ameliyat gerekiyordu ama yaşatmak çok zordu. Sonunda başardık, operasyondan sonra çok uzun süre yoğun bakımda kaldı. Şimdi ise gayet sağlıklı" diye açıklamada bulundu.

İnternet bağımlılığı şizofreniye kadar götürüyor!

Temmuz 30, 2017 0
İnternet bağımlılığı şizofreniye kadar götürüyor!

En Son Sağlık Haberleri

Yeni Asır'da yer alan habere göre Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde görev yapan Psikiyatrist Kuzeymen Balıkçı, internet ve sanal dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerini anlattı. Çocuklar için günümüzde sanal dünyanın gerçek yaşamın önüne geçtiğini vurgulayan Balıkçı, dünyanın en büyük sorununun bağımlılık olduğunu, sadece madde bağımlılığının değil sanal bağımlılığın bu tür hastalıklarda en başı çektiğini söyledi.

Balıkçı, "İleriki yıllarda internet bağımlılığı konusunda ciddi sorunlar bizi bekliyor. Risklere daha açık bir dünyada yaşıyoruz. Sokağa çıktığınızda başınıza bir şey gelme ihtimali internette bir şeyle uğraşırken başınıza gelme ihtimalinden daha düşük. İnsanlar yaşamlarını internet üzerinden yürütüyorlar" dedi.

Sanal bağımlılığın gerçek yaşamın önüne geçtiğini belirten psikiyatrist Kuzeymen Balıkçı, bu durumun çocuklarda şizofreniye neden olabileceğine dikkat çekti. Sanaldaki oyunlarla gerçek yaşamdaki risklere kapalı olan çocuğun gelişiminin sorunlu olduğuna dikkat çeken Balıkçı, "Artık cep telefonu kullanımı çocuk yaşa indi. 5 yaşındaki çocuğun bir sürü uygulamayı bildiği ve kullandığını biliyoruz. Büyürken eğer sosyal yaşamın içinde büyürseniz 20-25 yaşında sosyalleşmek ile ilgili sorun yaşamazsınız. Bugün mesela 30-35 yaşındaki insan internet kullansa da bağımlı olmayabilir. Diğer alanları biliyor çünkü. Ama 5 yaşında sanal bir dünya üzerinden büyümeye başlayan bir çocuk için çok risk var.

Gerçek hayatta kaza yaptığınızda başınıza kötü bir şey geleceğini biliyorsunuz ama sanal dünyada araç kullanan bir çocuk kazadan sonra oyunu yeniden başlatabiliyor. Bu problem şizofreni benzeri bir duruma da neden oluyor. Şizofren tamamen mantığı gerçek dünyada değil kendi dünyasında yaşamasıdır. Uzun vadede bu durumlar daha sorunsala dönüşecek, şizofrenik bir durum olarak karşımıza çıkacak"
diye konuştu.

"ÇOCUKLARINIZ SOKAK OYUNLARI OYNASIN"

Aileleri çocukların sosyalleşmeleri gerektiği konusunda uyaran Balıkçı "Çocuğun ihtiyacı olan şey bilgisayar tablet değil, oyun oynamak. Bu oyunu bilgisayardan değil dışarıda oynamalı. Çocuğumu sokağa bıraksam başına bir şey gelir mi kaygısı herkes yaşıyor. Bunda anormallik yok, ama uzun vadede daha büyük bir sorunu görmüyoruz. Çocuğu koruduk sanıyoruz ama fanusun içine koyduğumuz çocuk hiçbir şey yapamıyor hayatta. 10-15 yıl sonra 40 yaşında hiçbir işe yaramayan hiçbir şey yapamayan insanlarla karşılaşacağız. Çocukların büyümesinde risk hep vardı var olacak. Ama büyürken doğru yöntemle büyütmezsek sorunlar bu kez büyünce ortaya çıkacak. Çocuklarınız diğer çocuklarla oyun oynayacak, ebeveynler de çocukları ile oyun oynayacak. Bir çocuk yetiştireceksiniz çocuğunuzu sanalda değil ,gerçek hayatta oyuna yönlendirin. Diğer türlü günü kurtarırsınız, çocuğu kurtaramazsınız" dedi.